Duyurular
Tel: 0462 321 56 08 Tel: 0462 321 01 03 Tel: 0212 571 61 30 Tel: 0212 491 16 16 Tel: 0462 326 00 19 Tel: 0462 341 27 45
BİR OLMAK, BİRLİKTE YAŞAMAK

BİR OLMAK, BİRLİKTE YAŞAMAK

BİR OLMAK, BİRLİKTE YAŞAMAK

Değerli dostlar, “Eskiden her şey daha güzeldi” diyoruz ya;

Gerçekten de öyle. Eskiden her şey daha güzeldi.

Eskiden hep birlikte bir arada yaşardık.

Mahallerimizde;  öğretmende vardı, esnaf da vardı, polis de vardı, bekçi amcalar vardı, eski alıp satan vardı, üniversitede öğretim görevlisi olan vardı, askeriyede çalışan albay da vardı, askeriyede çalışan personelde vardı, hemşire olan vardı.

Şimdilerde bunlar yok. Gerçekten yok.

Sanki bir sınıflandırma yapılmış herkes kendi mahalline çekilmiş gibi bir şey.

Oysaki toplumun her bir bireyinin karma olarak ayrı, ayrı semtlerde yaşaması o toplumun aslında ne kadar ileri bir toplum olduğunu gösterir.

Hiç Unutmuyorum. Trabzon’umuza belediye Başkanlığı yapan Sayın Atay Aktuğ bizim komşumuzdu. Ne kadar nazik bir insandı kendisine hala o çocukluğumdaki samimi muhabbetimle her gördüğüm yerde selamlarım. Rahmetli Babaları o da emekli bir askerdi. Her hali mahalle sakinlerine bir mesaj verirdi.

Yine bir komşumuz vardı Baş komiserdi. Bizi her gördüğünde nasihat eder. Başımızı okşardı.

Hemşire ablamız vardı. Başı sıkışan ona gider yardım isterdi. O da elinden geleni yapardı.

Eskici amca için eskilerimizi biriktirir. Ücret almadan kendisine verirdik.

Öğretmen abiler, bizi boş bırakmaz her fırsatta soru sorar. Zayıf olduğumuz konularda; Bana gel sana bu konuda yardımcı olayım derdi.

Abdulhalim Hoca (Allah rahmet eylesin) sokakta bizi görünce gel bakayım buraya, Fatiha’yı oku, ihlası oku. Öyle ayaküstü küçük bir imtihandan geçirirdi.

Yine askeriyede çalışan Beykoz Mahmut (Allah Rahmet eylesin) onun referansı ile mahallemize bir albay taşındı. Kendisini çok sık görmezdik.

Ama eşi çok farklı bir insandı. Eşim hala onun o hanımlığını anlatır durur. Ev sohbetlerinde hanımlara nasihatler yapardı.

Esnaf amcalar yani bakkaldan daha büyük esnaf olanlar, mahallenin fakirini gözetirdi.

Her zaman araçlarının arkasında dağıtacak oldukları bir şeyler vardı.

Okulda da durum aynı idi. Zengin aile çocukları ile fakir aile çocukları bir arada güzel bir şekilde okuyorduk.

Gerektiğinde, giysilerimizi paylaşırdık. Hatta birkaç günlüğüne bir arkadaş giyer. Daha sonra başka bir arkadaş giyerdi. Zenginler teneffüste bizlere gazoz, simit ısmarlardı. Hala daha o arkadaşlarla görüşürüz.

Hafta sonları Trabzon lisesinin bahçesinde maç yapardık. Mahalleler sıraya girerdi. Hiç kavga olmazdı.

Kısacası eskiden zengin, fakir, okumuş, okumamış. Öğretmen, imam, asker, sivil hep bir arada yaşardık. Ve çok mutlu idik.

 

Bakıyorum da bu güzellikler kayboldu gitti. Şimdilerde herkes kendi kabuğuna çekilmiş.

Askerler ayrı bir yerde, Öğretmenler ayrı bir yerde, Öğretim görevlileri ayrı bir yerde, polisler ayrı b ir yerde yaşamaya başlamış.

Yani eskiden de zengin vardı, fakir vardı onlar bir arada yaşıyordu da şimdi ne oldu.

Galiba insanlık anlayışı değişti.

Şimdilerde bizim mahallede sadece emekliler, asgari ücretliler,  Afgan ve Suriye kökenli insanlar ikamet etmekte.

Bir arada yaşadığımız dönemlerde daha mutlu idik. Suç oranı yok denecek kadar azdı. Çünkü ilim sahibi bilinçli insanlar yapılacak olan kötülüklere müsaade etmezlerdi.

Kötülük yapacak olanlarda onlardan hayâ eder kötülük yapmazdı.

İlkokula başladığımda kendi köyümde öğretmenimiz beş sınıfı birden okutuyordu. Yani bir ders beşinci sınıfa yapar, bir ders üçüncü sınıfa yapardı. Birinci sınıfa gidenle beşinci sınıfa gidenler aynı sınıfta ders görürlerdi.

İyi tarafı şu idi aramızda 1de, 2de, 3de, 4de 5de okuyan herkes beşinci sınıfın dersini dinliyor ona göre tecrübe ediniyordu.

Alt sınıflardakiler o kadar yaramazlık yapamazdık. Üst sınıflardakiler bize engel olurdu.

Demem o ki; bir arada yaşarsak birbirimizin eksiğini tamamlarız. Bilen bilmeyene anlatır eksiğini tamamlar.

Hani doğada her şey birbirini tamalar diye bir şey vardır. Yaşadığımız hayatta da bizler birbirimiz tamamlamalıyız ki, mutluluk gelsin.

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa SAV Devlet Reisi idi ama hiçbir zaman halkından ayrılmadı. Zenginle, köle ile birlikte aynı semtlerde yaşadı. En güzel örnek bu olsa gerek.

Kısacası “Bir olmalıyız, Birlikte Yaşamalıyız”

Selam ve Dua ile Allah’a emanet olunuz.

 

 

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates