Duyurular
Tel: 0462 321 56 08 Tel: 0462 321 01 03 Tel: 0212 571 61 30 Tel: 0212 491 16 16 Tel: 0462 326 00 19 Tel: 0462 341 27 45

Muharrem Ayı

Her toplumun özel kabul ettiği ve yıl içerisinde diğer zaman dilimlerinden farklı olarak değer verdiği belirli günler ve zaman dilimleri vardır.

Müslümanlar için dediğer müstesna zaman dilimlerinin yanısıra Hicrî takvimimizin ilk ayı olan Muharrem Ayı ve bu ayın 10. günü olan Aşure günü önemli vakitlerdendir

Kur’an-ı Kerim’de bildirilen içinde savaşın haram kabul edildiği dört kutsal aydan birisi muharrem ayıdır.

Muharrem ayı aynızamanda H.z Adem’in cennetten yer yüzüne indirilmesi,

Hz. Musa’nın Firavun ve ordusunu sulara gömmesi,

Hz. Nuh’un gemisinin Cûdi Dağının üzerine demirlemesi,

Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulması,

Hz. Yusuf’un kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan çıkartılması,

Hz. Jesus rumors that occurred in the world and come to heaven on this event, such as the raising of Muharram on Ashura, one of the key events are attaching importance to this day.

Hz. Omer time hicretin17. In a decision taken in the year of the Hijra of the Hijri calendar 1. year and that year's month of Muharram in the Hijri lunar calendar, the New Year has been adopted.

So the Prophet. years of the Prophet's emigration from Mecca to Medina, The beginning of the Islamic calendar, Muharram has been recognized as the first month in the calendar.

All this due to the month of Muharram and Ashura Day throughout history has been of particular importance to. But today, due to many reasons besides the cultural degeneration paste the importance and significance is forgotten.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammad Mustafa (s.a.s) hadith sheriff in "the best of fasting after Ramadan, Muharram is the month of fasting in God. "Here you have. Also known as the days of this month Aşure 10. gününü, He advised also undergo fasting with a pre or post

One of the beauties of Muharram off, Ashura is a long tradition for many years we had dessert.

Our Muslim Turkish nation, Muharrem ayında ve bu ayın 10. gününden itibaren Aşure tatlısı pişirilerek dağıtılması geleneğini, gayet güzel bir şekilde sürdürmektedir.

Bu güzelliklerin yanında bugün bizi endişelendiren gelecek adına da kaygılandıran toplumumuzun kendi öz değerlerinden uzaklaşmasıdır.

Çağdaşlık maskesi adı altında batının kültürünü deger yargılarını baş tacı yapıp kendi örfünü ananesini unutan bir nesil… Malesef artık yılbaşı denilince akla muharrem ayı değil Hıristiyanların yılbaşı eğlence kültürü geliyor Toplumların birbirinden etkilenmesi doğal bir neticedir fakat bunun müsbet yönde olması ve sanki kendi inaç ve değer yargılarına savaş açmışcasına olmaması gerekirir.

Toplumun inanç yönü boş bırakılırsa yavaş yavaş yerini anlık eğlence heva ve heveslerin doldurması olandır neticede. Okuduğum güzel bir sözü hatırlatmakta fayda görüyorum “Bak bize bir nazar oldu. Cumamız Pazar oldu. Bize ne olduysa. Azar azar oldu” Canım hangi devirde yaşıyoruz bundan bir şey cıkmaz vari tavırlar toplumu felakete sürükleyen kültürünü yok eden yaklaşımlardır

Aynı zamanda Muharrem ayı, bizi yaralayan İslam tarihinde meydana gelen bazı üzücü olayları da bizlere hatırlatmaktadır. Her Müslümanın yüreğini sızlatan en acı hatıra ise, Emeviler döneminde, Muharrem ayının onuncu günü, Hz. Hüseyin’in şehâdeti ile sona eren Kerbelâ olayıdır. Hz. Hüseyin, Sevgili Peygamberimizin çok sevdiği “Dünyanın iki çiçeği” ve “Cennet çocuklarının efendileri” diye övdüğü “Allah’ım, ben onları seviyorum, Sen de sev !” diye duâ ettiği iki torunundan birisidir Hz. Hüseyin’in, siyâsî ihtiraslar uğruna acımasızca şehit edilmesi, Sevgili Peygamberimiz ve O’nun Ehl-i Beytini seven bütün Müminleri derinden yaralamış ve üzmüştür.

Tarihte yaşanmış ve geri dönüşü olmayan böylesi korkunç hadiseleri tasvip etmek elbette mümkün değildir.

Ancak bize düşen bu olayları hatırlayarak gereken dersleri almak gerekir Öyleyse bizlerde korkunç Kerbela olayından gerekli dersi çıkararak fitne ve tefrikanın bir millete nelere mal olduğunu her fırsatta hatırlamalıyız.

Fitne ve ayrımcılığa asla prim vermeden, Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, O’nun aile fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır.

İyi bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bizlere öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür.bunun için neslimize dinimizi örf ve kültürümüzü iyi aşılamalı dışarıdan gelebilecek fitnelere karşı bilgili nesil yetiştirme konusunda mesafe almalıyız. Bunun için bu müstesna zamanlara gereken önemi verip hal dilimizle gelecek kuşaklara aşılamalıyız..

 

 

Tevfik KAHVECİOĞLU

Değirmendere H.N.Kurşunoğlu camii

İmam hatibi

Merkez / TRABZON

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates